| |

Ümit
ÖZGÜMÜŞ
Adana
Sanayi Odası (ADASO) Başkanı,
AOSB Yönetim Kurulu Başkanı
"İstikrar
Sağlanırsa, 2 Milyar Dolarlık Tasarruf Mevduatı Yatırıma Dönüşür"
Adana'da
çok ciddi bir sanayici ve yatırımcı geleneği olduğunu belirten
Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Özgümüş,
şuanda bölgedeki bankalarda 2 milyar dolardan fazla tasarruf
mevduatı olduğunu ve bu mevduat sahiplerinin yatırım yapmaya
hazır olduklarını aktardı. Ancak, mevcut potansiyelin yatırıma
dönüşebilmesi için istikrarlı bir ekonominin olması ve sanayicinin
önünü görebilmesi gerektiğine işaret eden Özgümüş, "Yani önümüzdeki
birkaç yılda kurların hangi seviyede olacağının bilinmesi
ve uygulanan teşvik yasasının yol açtığı haksız rekabetin
ortadan kaldırılması şart. Eğer bunlar sağlanabilirse, Adana'da
tekrar bir yatırım patlaması yaşanabilir"dedi.
Adana
Türkiye'nin ilk sanayileşen kentlerinden birisidir. 1950'lerde
sanayileşirken ilk yatırımlar tarıma dayak sanayi, yani tarıma
dayalı tekstil ve bitkisel yağ konusunda yapılmış olmasına
rağmen, süreç içerisinde diğer bütün sektörlerde üretime geçildi.
Türkiye'de dışa açık büyümenin başladığı 1980'li yıllarda,
firmalar bu döneme uyum sağlamakta zorluk çektiği için, 10
yıl süren bir duraklama dönemi yaşadılar. Ancak ikinci sanayi
hamlesi olarak adlandırdığımız 1996 yılından sonra, organize
sanayi bölgesinin altyapısının tamamlanmasıyla, kentimizde
hemen hemen tüm sektörlerde yatırımlara gidilerek üretime
geçildi. Şu anda, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde
249 firma bulunmakta. Bunlardan birkaç tanesi büyük firma,
geri kalanı ise Adana'da daha önce eksikliği hissedilen orta
ölçekli firma konumundadır.
Türkiye İstatistik Kurumu,
illerin karşılaştırmalı rakamlarını 2002'den bu yana yayınlamıyor.
O nedenle kentlerin toplam üretimlerini ve üretim içindeki
paylarını, GSYİH'larını ancak başka bazı rakamlardan, örneğin
Maliye Bakanlığı'nın katma değer rakamlarından, ya da eh son
2002'de verilen rakamları bugüne oranlayarak bulmaya çalışıyoruz.
Bu şekilde AB normlarını baz alarak yaptığımız hesaplamalara
göre, kesin olmamakla birlikte 2007'de Adana'nın GSYİH'sının
20 milyar dolar civarında olduğu çıkıyor. Ayrıca TÜIK tarafından
son açıklanan rakamlara göre Adana'da işsizlik oranı yüzde
16,2. İhracat miktarı 2007 yılında 1.5 milyar doların üzerinde,
toplam ihracattan aldığı payı ise yüzde 1,5 civarındadır.
Türkiye'nin her tarafında
olduğu gibi Adana ekonomisinde de çok ciddi sıkıntılar var.
Bu nedenle 2008 yılı rakamlarının bölge açısından çok umudu
olduğunu söyleyemeyiz. Adana Sanayi Odası'na kayıtlı bin 800
firma mevcut. Ekonomide yaşanan sıkıntılardan dolayı, net
sektör zor durumda ve sanayici büyümek, gelişmek, uluslararası
pazarlarda daha fazla yer almak yerine bulunduğu yeri korumaya
çalışıyor. Bunlar, yapılmasına bir türlü cesaret edilemeyen
yapısal reformların yapılamamasının sonuçlandır. Çok geç kalınmış
olmasına rağmen 2008 yılında sanayinin rekabet gücünü artıracak
yapısal reformların hayata geçirilmesi şarttır. Aksi takdirde
yaşanan olumsuzluklar artacaktır.
Şu anda kentimiz, tekstil
ve bitkisel yağ, döküm, metal, makine yedek parça, plastik,
kimya, mobilya, gıda sektörlerinde güçlü bir konumdadır. Adana
bugünkü yapısıyla Türkiye'nin 6'ncı büyük kenti konumunda.
Adana'yı Adana yapan en önemli faktör, yatırım ikliminin çok
müsait olmasıdır. İkincisi de tanma dayalı sanayi veya gıda
ürünlerindeki diğer yatırımlar için hammaddenin kaynağında
bulunulmasıdır. Üçüncü önemli faktör, hem yatırım hem de İhracat
için her türlü imkan ve altyapıya sahip olmamızdır. Yani bölgeyi
bastan aşağı sulayan kanal ve kanaletler, enerji nakil hatları,
uluslararası havalimanı, TEM Otoyolu ve demiryolu, mükemmel
altyapısı ile tek parçada Türkiye'nin en büyüklerinden biri
olan Organize Sanayi Bölgesi, rezerv alanı olarak genişleyebilecek
olan Yumurtalık Serbest Bölgesi, yetişmiş insan gücü ve Türkiye'nin
en başarılı üniversitelerinden biri olan Çukurova Üniversitesi
ile Adana, yatırım iklimi açısından önemli avantajlara sahiptir.Türkiye'nin
ilk sanayileşen kentlerinden biri olduğu için yatırımcı girişimci
geleneğini de taşıyan Adana, geçmişte ta-nm ve sanayiden elde
edilen iki milyar dolarlık tasarruf birikimine de sahip. Bu
birikimler her an yatırıma dönüşebilir.
Türkiye İstatistik Kurumu
tarafından en son 2002 yılında açıklanan, Adana ili GSYÎH'nın
sektörel dağılımında sanayinin payı yüzde 28, bu oran Türkiye
genelinde yüzde 25,6. Yani yukarda bahsettiğimiz gî-bi Adana,
sahip olduğu farklı sektör çeşitleriyle sanayide çok önemli
bir role sahip. Adana'da çok ciddi bir sanayici ve yatırımcı
geleneği var. Yatırım yapmaya niyetli olan çok insan mevcut,
Adana'yı diğer illerden ayıran farklı bir özelliği; hem tarımdan
hem de sanayiden elde edilmiş ciddi bir sermaye birikimi var.
Bakınız su an Adana'daki bankalarda 2 milyar dolardan fazla
tasarruf mevduatı var ve bu mevduat sahipleri yatırım yapmak
için hazır. Ancak, mevcut potansiyelimizin yatırıma dönüşebilmesi
için istikrarlı bir ekonomik ortamın olması ve sanayicinin
önünü görebilmesi lazım. Yani önümüzdeki birkaç yılda kurların
hangi seviyede olacağının bilinmesi ve uygulanan teşvik yasasının
yol açtığı haksız rekabetin ortadan kaldırılması şart. Eğer
bunlar sağlanabilirse, ahatlıkla söyleyebilirim ki Adana'da
tekrar bir yatırım paüaması yaşanabilir.
Adana coğrafî ve jeostratejik
konumundan dolayı Türkiye'nin yeni enerji merkezi olma yolunda.
Bakü-Tiflis- Ceyhan Boru Haiti'nin devreye girmesiyle bu bölgede
enerji ve petrokimya yatırımları konusunda çok ciddi gelişmeler
var. BOTAŞ'ın burada olması ve beraberinde bu yatırımların
da yapılmasıyla mevcut enerji yatırımlarına, yani Çukurova
Elektrik Santrali, İSKEN Santrali, Çata-lan Barajı, şu anda
yapılmakta olan Tufan-beyli Termik Santrali ve Yedi Göze Barajı'yla
birlikte burası doğal olarak bir enerji merkezi haline geliyor.
Tarımda son yıllarda pamuk ve buğday ekim alanlarında azalma
söz konusu ancak bu, Adana için olumlu bir gelişme. Çünkü
bu alanlarda azalma olurken narenciye, sebze, meyve üretimi
ve çiçek yetiştiriciliği gibi konularda ciddî atılımlar var.
Bunların katma değeri daha yüksek olduğu için aslında Adana'nın
tarımında beklenen ve hedeflenen gelişmeler meydana geliyor.
Genel olarak ekonomide, kur-faiz politikasında çok önemli
hatalar yapılmazsa enerji, petrokimya ve tanm Adana ekonomisini
sürükler.
Adana ekonomisi, sanayisi
ve tanmı her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans
gösteriyor. Bunun nedenlerinden bir tanesi sanayide yatırımcı
geleneği var. Adana, 1950'lerde Türkiye'de İstanbul'dan sonra
ikinci sanayileşen bölgedir. O nedenle geleneksel bir pazan
var. Özellikle 1990'lı yıllardan sonra sektörel dağılım yaşanmış,
yani sadece tekstil, sadece bitkisel yağ değil, hemen hemen
bütün sektörlerde faaliyet göstermiş, iktisat diliyle bütün
yumurtalan aynı sepete koymamış, onun dışında burası çok önemli
bir tanm bölgesi ve tarımda verimlilik çok ciddi biçimde artmış
durumda. Özellikleson dönemlerde Avrupa ve ABD'nin kitle üretimindeki
teknolojik üstünlüğünden dolayı Adana, oralarda eksik olan
bahçecilik, .çiçekçilik gibi katma değeri yüksek alanlara
kaydığı için genel ekonomik sıkıntılardan daha az etkilenen
bir İl durumunda. Dolayısıyla Adana'nın performansı bugün
de, gelecekte de Türkiye ortalamasının üzerinde olacaktır.
Şu andaki bölgesel teşviklerde Adana'nın yeri yok. Adana bölgesel
teşviklerin kapsamı dışında. Zaten bölgesel teşvik kapsamının
da dışında olmak zorundadır çünkü Adana, Türkiye'nin gelişmiş
kentleri arasında yer almaktadır. Ancak çok uzun zamandan
beri teşviklerin bölgesel olarak verilmemesi gerektiğini,
bölgesel, sektörel kriterlerin ve DPT'nin uzun vadeli kalkınma
stratejilerinin bir arada olduğu yeni bir teşvik sisteminin
oluşturulmasının doğru olduğunu savunuyoruz, Bu anlamda böyle
bir teşvik sistemi çıkarsa, Adana'da yapılacak olan bir yatırım,
toplamda Türkiye ekonomisine katkı koyacaksa, yani ihracatı
artıracaksa veya ithalatı ikame edecekse, Adana ilinde sadece
o konuda, teşvik verilmesinin doğru olacağını savunuyoruz.
Türkiye'nin genel sorunları
dışında, son yıllarda ortaya konan toptana, devlet eliyle
haksız rekabete neden olan, komşu İller arasında haksız rekabet
yaratan teşvik yasası, Adana için önemli bir sorun haline
gelmiştir. Teşvik nedeniyle Adana'da birçok yatırım karan
ertelendi. Çünkü yatırımcılar, Adana'da yatırımlarını devam
ettirselerdi ve aynı sektörde burnumuzun dibinde, Osmaniye'de
ve Kahramanmaraş'ta yatırımlar devam etseydi, Adana firmalarının
teşvik alan illerdeki maliyet avantajlarından dolayı yaşama
şansları yoktu, kesinlikle iflas ederlerdi. Şu anda görünen
en büyük sorunumuz bu.
|
|