Aosb Yerleşim Planı Büyük Halini görmek için tıklayınız!
    
  • ana sayfa »
    • Firmalar
    • Hizmet Rehberi ve Avantajlar
    • Tüketimlerimiz
    • OSB Kanun ve Uygulamaları
    • Dünya'da ve Türkiye'de OSB Uygulamaları
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
  • Hakkimizda
  • Site Haritasi
  • İLETİŞİM
    • Müteşebbis Heyet
    • Yönetim Kurulu
    • Bölge Müdürlüğü
    • Birimler
    • Kurumsal
 

      AOSB ÖNEMLİ       TELEFONLAR
AOSB MÜDÜRLÜĞÜ 394 54 54
İTFAİYE 394 39 46
HASTA NAKİL ARACI 394 39 46
ACİL SERVİS 112
JANDARMA 394 34 87
İNCİRLİK POLİS KARAKOLU 332 72 18
AOSB SAĞLIK OCAĞI 394 31 44
ELEKTRİK ARIZA 394 36 59
DOĞALGAZ 394 50 40
SU ARIZA 394 39 46
ÇEVRE TEMİZLİK 394 39 46
KULLANMA SUYU 393 49 43
ATIKSU ARITMA 394 40 88
DOLMUŞ DURAĞI 394 36 73
AOSB PTT KARGO ŞEFLİĞİ 394 32 81
KOSGEB TEKSTİL LAB. 394 30 01

 
DÜNYADA VE TÜRKİYEDE OSB UYGULAMALARI



DÜNYA’ DA ve TÜRKİYE’ DE OSB UYGULAMALARI


OSB' LERİN DÜNYADAKİ GELİŞİMİ:

Dünyada OSB uygulamasına ilk kez, XIX. Yüzyılın ilk yarısında ABD' de kendiliğinden ortaya çıkan bir uygulamayla rastlanılmıştır. Gelişme kendiliğinden oluşmuş ve tekstil imalathaneleri fiziksel yerleşmelerle bir araya toplanmıştır. ABD' de 1885 yılında hazırlanan bir raporda ise ekonominin geliştirilmesiyle bağlantılı olarak "Sanayi Bölgesi" fikri ortaya atılmıştır. Raporda, sanayi bölgelerinin oluşturulmasının sanayinin geliştirilmesi için önemli bir araç olacağına dikkat çekilmektedir (Onat, 1969:9–12). Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili ilk bilinçli uygulama ise; 1896 yılında İngiltere' nin Manchester kenti yakınlarında kurulan "Trafford Park" uygulamasıyla gerçekleştirilmiştir. Organize Sanayi Bölgesi düşüncesinin ilk ortaya atıldığı ABD' de ilk uygulamalara 1899 yılında geçilmiştir.  

ABD' de örneklerin yaygın hale gelmesi uzun zaman almış, fakat bu uygulamalar ileri bir anlayışla gerçekleştirilmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir.  Nitekim 1905 ve 1909 yıllarında özel girişimciler Chicago kentinde "Central Manufacturing" ve "Clearing" ismini verdikleri iki sanayi bölgesini kurmuşlardır. Bunlar aynı zamanda, modern anlamda sanayi bölgelerinin ilk örneklerini oluşturmuştur. Bu uygulamaların amacı, sanayicilerin altyapılı sanayi arsası gereksinmelerinin karşılandığı bölgeleri inşa eden özel firmaların kâr elde etmeleridir. Yani ABD' deki ilk OSB uygulamaları, özel sektör tarafından kâr elde etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. 

İkinci Dünya Savaşı ile birlikte başlayan dönemde, OSB' ler bir devlet yatırımı olarak görülmeye başlanmış, gelişmekte olan ülkelerde küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin geliştirilmesine hizmet eder bir biçimde düzenlenmiştir. Ancak, geç sanayileşen ülkelerde organize sanayi bölgesi uygulamalarını görmek için 1950' li yılları beklemek gerekecektir.

Organize sanayi bölgelerinin İngiltere' deki uygulamalarında güdülen en önemli amaç; geri kalmış bölgelerde işsizlikle mücadele etmek olarak belirlenmiştir. İngiltere' de ilk uygulamaların, Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaygınlaştığı görülmektedir. Büyük Dünya Bunalımı' nın İngiliz ekonomisini çökerttiği 1929 yılında; bunalımdan çok etkilenen kömür, çelik ve gemi inşa sanayilerinden açıkta kalan işgücü gelişmiş sanayi merkezlerine akın etmiştir. Belli bölgelerin göç nedeniyle aşırı nüfus kaybına karşı bir önlem olarak 1936 yılında devlet "Özel Gelişme Alanları ve İlerleme Yasası" nı çıkartmıştır. Bu yasa çerçevesinde alınan önlemler sayesinde 1936–1938 yılları arasında İskoçya' da ve Galler' de altı adet sanayi bölgesi kurulmuştur.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında belli yörelerde sanayi patlaması olabileceği öngörülerek; büyük kent merkezlerine ve sanayi alanlarına olabilecek yönelmeye karşı koyabilmek amacıyla yeni politikalara başvurulmuş ve bu amaçla 1945 yılında "Sanayinin Dağılımı Yasası" çıkarılmıştır. Bu düzenlemede amaç; sanayi kuruluşlarının coğrafî dağılımlarını düzenlemektir. Böylece gelişme alanı olarak belirlenen bölgelerde, yeni sanayilerin gelişmesine yardımcı olmak için, projelerin finansmanının devlet tarafından karşılanması sağlanmıştır. Ayrıca "Kent ve Kasaba Planlama Yasası" çıkarılarak yerel planlama örgütlerine sanayi bölgesi kurma hakkı tanınmıştır.

Böylece, devlet sanayiyi bazı yerleşim yerlerine özendirmek suretiyle, az gelişmiş yörelerin sanayileşme yoluyla geliştirilmesi amacıyla birkaç aracı birlikte kullanma olanağına kavuşturulmuştur. İngiltere bu düzenlemelerle uzun yıllar başarılı bir sanayileşme politikası yürütmüştür. İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere' de yaygın olarak oluşturulan organize sanayi bölgeleri aracılığıyla, bir yandan geri kalmış yörelerde yeni sanayi merkezlerinin oluşturulmasına çalışılırken, öte yandan büyük kentlerde sanayinin kent dışında geliştirilmesi sağlanmıştır.

ABD' deki uygulamalara baktığımızda; OSB' lerin ABD' deki özgün adı "Sanayi Parkı" dır. Bunların temel amacı; kapsamlı bir plan çerçevesinde belli bir alanın geliştirilerek alt bölümlere ayrılıp sanayi yerleşmelerine sunulmasıdır. Bu uygulamada da temel amaç; çeşitli hizmetlerden, iş ilişkilerinden, ulaşım ve finansman kolaylıklarından ve eğitilmiş insan gücü açısından dışsal ekonomiler yaratarak, sanayileri büyük kentlerin yakınında toplamaktır. Ayrıca yeterli pazarın, işgücünün ve hammaddenin bulunduğu küçük kentlerin çevresi de sanayi için çekim gücü olan alanların arasına girmiştir.

ABD' de sanayi parklarını oluşturulmasında amaç; belirlenen bölgelerin çevresinin bazı kullanımlara karşı korunması, yapıların ve diğer hizmet binalarının tasarımı ve inşaatı için finansman kolaylıklarının ve mühendislik hizmetlerinin sağlanması gibi bazı özendirici tedbirlere başvurulmasıdır.

İkinci Dünya Savaşı' nın ertesinde, sanayinin gelişmesine koşut olarak sanayi parkları da ani ve önemli bir gelişme göstermiştir. Bunda, federal devletin konuya eğilmesinin rolü de etkili olmuştur. ABD' de sanayi bölgelerinin gelişimi federal devletin güdümü olmaksızın ortaya çıkmış, fakat 1951 yılından sonra federal hükümet politikaları sanayi parkı uygulamalarını belli boyutlarda etkilemiş, özellikle yeni sanayi yerleşimlerinin ülke düzeyindeki dağılımında stratejik bir rol oynamıştır.

ABD uygulamasının bir özelliği de, sanayi bölgelerinin önemli bir bölümünün kâr amacı gütmeyen örgütlerce oluşturulmuş olmasıdır. Bu örgütlerin amacı; istihdamın, ücretlerin, ticaretin, hizmetlerin ve vergi gelirlerinin artırılması noktasından hareket ederek, sanayileşmenin bir bütün olarak yaratacağı olumlu etkilerden yararlanmaktır.

Aktarılacak bir başka deneyim de Hindistan' a aittir. Bilindiği gibi, Hindistan ekonomik büyümesini küçük ölçekli sanayi işletmelerinin üretimine dayalı olarak gerçekleştirmiştir.

Kolayca tahmin edileceği üzere, bu işletmeler yetersiz sermaye kaynakları, teknolojik anlamda gelişmiş makinelere ilişkin bilgi eksikliği, üretim ve pazarlama yöntemlerinin yetersizliği ve nitelikli işgücü yetersizliği gibi ciddi sorunlarla baş etmek durumunda kalmışlardır. Küçük ölçekli işletmelerin kendi varlıklarını koruyabilmeleri bakımından gerekli olan rekabet gücünü kazanabilmeleri ve içinde bulundukları darboğazları gidermeleri için devlet yardımıyla desteklenmeleri gerekli görülmüştür. Bunlara verilen devlet desteği, hem önemli boyutlara ulaşan finansman desteği, hem de sanayi bölgelerinin kurulması ve desteklenmesi şeklinde olmuştur. Hindistan' da konunun bir başka önemli yanı da, küçük işletmelerin aynı zamanda ekonomik gelişmeyi gerçekleştirecek önemli araçlar olarak görülmeleridir.

Organize sanayi bölgelerinin Hindistan'daki uygulamalarının sağlayacağı yararlar;

Çalışma koşullarını iyileştirilmesi yoluyla verimliliğin artırılması,
   

   - Küçük işletmelerin kendi aralarındaki yatay ve dikey olarak geliştirecekleri ilişkilerle oluşan dışsal                      ekonomilerden yararlanmaları,

   - Kooperatifçilik ruhunun gelişmesine yardımcı olarak girişimcilerin birleşme yoluyla güç kazanmaları,

   - Sanayideki düzensiz gelişmeleri belli bir disiplin altına alarak, sanayinin gelişmesine doğru yön verilmesi,

   - Ekonomik olarak az gelişmiş yörelerde özellikle kırsal alanlarda sanayinin geliştirilmesinin özendirilmesi, şeklinde öngörülmüştür.
 

Diğer uygulamalarda da görüldüğü üzere, Hindistan' da sanayi bölgelerinin oluşturulması, büyük ölçüde bir planlama kuruluşunun önerileri doğrultusunda yönlendirilmiş ve bu uygulamalarla başlayan dünyadaki sanayi gelişimi zamanla bu günkü durumuna gelmiştir. 

TÜRKİYE' DE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ UYGULAMALARI:


4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, OSB' leri “Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri" olarak tanımlamaktadır.
 

OSB' lerin kuruluş amaçları;

-    Sanayinin disipline edilmesi,
-    Şehrin planlı gelişmesine katkıda bulunulması,
-    Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla, üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması,
-    Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması,
-    Tarım alanlarının sanayide kullanılmasının disipline edilmesi,
-    Sağlıklı, ucuz, güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması,
-    Müşterek arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi,
-    Bölgelerin devlet gözetiminde, kendi organlarınca yönetiminin sağlanması, şeklinde özetlenebilmektedir.
 

Türkiye' de 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde sanayinin "lokomotif sektör" olduğu saptanmış ve ekonomik dengenin kurulması, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi, belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.
Belirlenen hedefler doğrultusunda; ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına, ilk olarak 1962 yılında Bursa OSB' nin kurulmasıyla başlanmıştır. Bursa OSB, Dünya Bankası'ndan alınan kredi ile kurulmuştur.


Türkiye' de OSB uygulamaları her hangi bir yasal mevzuatı olmadan 1982 yılına kadar devam etmiştir. Söz konusu mevzuat boşluğunun giderilmesi amacıyla 31 Ocak 1982 tarih ve 17591 sayılı Resmi Gazete'de "Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Fonlar Yönetmeliği" yayımlanarak yürürlüğe sokulmuştur.


Fonlar Yönetmeliği' nin "Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanat İnşaatı ve İşletme Giderleri Fonu" başlığını taşıyan 29 – 42 maddelerinde Organize Sanayi Bölgeleri için fonun kullanımı, fon hesabının kaynağı ve işleyişi, kredinin tahsisi, arsa iktisabı, kredinin geri dönüşü gibi hususlar düzenlenmiştir. Devlet bütçesinden fona kaynak aktarılmış ve bu fondan OSB' ler kredilendirilerek desteklenmiştir. 


OSB' lerin kurulması, o tarihlerde 5 yıllık kalkınma planlarındaki hedefler doğrultusunda Bakanlar Kurulu Kararları ile gerçekleştirilmiştir. Bakanlar Kurulu kararı ile kurulması kararlaştırılan OSB' lerin alt yapı yatırımlarının % 99' u Bakanlık Fonundan, % 1' i ise, OSB' yi kuran ticaret ve sanayi odaları/sanayi odaları veya ticaret odaları ile yerel yönetimler tarafından karşılanmıştır.   


OSB' lerin hızla çoğalması, ülkenin ekonomik yelpazesinde öneminin giderek artması ve OSB' lerin tüzel kişilikten yoksun olması sebebiyle pek çok hukuki sorunların meydana gelmesi yeni bir yasal düzenlemeyi zorunlu hale getirmiştir. Uzun süren araştırma ve çalışmalar sonucu 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu 12.04.2000 tarihinde TBMM' de kabul edilmiş ve 15.04.2000 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  Söz konusu Kanun gereğince hazırlanması gereken "Organize Sanayi Bölgeleri Yer Seçimi Yönetmeliği" 21.05.2001–24408 ve  "Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği" 01.04.2002–24713 tarih ve sayılı Resmi Gazete' lerde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 17.01.2008 tarih ve 26759 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren "Organize Sanayi Bölgeleri Yer Seçimi Yönetmeliği" ile eski Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ve son halini almıştır. Türkiye' de OSB' ler halen söz konusu mevzuatlara göre kurularak yönetilmektedir.
 

 Mer'i mevzuata göre dört tip OSB kurulabilmektedir. Bunlar:

-    Bakanlık kredi desteği ile kurulan OSB' ler,
-    Bakanlık kredi desteğinden yararlanmayan OSB' ler,
-    Özel OSB' ler,
-    Tarıma Dayalı İhtisas OSB’ ler dir.

 

 Ayrıca, OSB' ler yatırım konularına göre, "Karma OSB" ve "İhtisas OSB" olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

 OSB' ler; kurulması öngörülen yerde varsa sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayi odası, o da yoksa ticaret odasından en az biri ile talepleri halinde il özel idaresi veya OSB’nin içinde bulunacağı il, ilçe veya belde belediyesinin, büyükşehirlerde ayrıca büyükşehir belediyesinin temsilcilerince imzalı ve valinin olumlu görüşünü muhtevi kuruluş protokolünün Bakanlıkça onaylanması ve sicile kaydı ile tüzel kişilik kazanır.

 Ancak, ihtisas OSB' lerde yukarıda sayılanların dışında konusuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküller de kurucuları arasına dâhil edilmektedirler.

Türkiye' de OSB' lerin kuruluş ve işleyişinde kamunun görev ve etkisinin minimuma indirilerek özel sektöre adeta "KENDİN YAP, KENDİN İŞLET" denilmektedir. Bu kapsamda; OSB' lerin kuruluşunda görev alan oda, belediye ve il özel idaresi gibi kurumların görevleri, OSB' de yer alan sanayicilerin 2/3' ünün üretime geçmesi ile sona ermekte ve bundan sonra OSB katılımcılarının iştiraki ile yapılan Genel Kurul Toplantılarında seçilen yönetim ve denetim kurulları tarafından yönetilmektedir.

OSB' lerin kuruluş ve işleyişinden yetkili ve sorumlu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı' nın OSB' ler üzerindeki görev ve yetkileri;


-  Yer seçimini yönetmek ve oy birliği ile seçilen yeri OSB alanı olarak tasdik ve ilan etmek,
-    OSB' nin kuruluşunu onaylayarak tüzel kişilik vermek ve organ seçimlerini takip ederek "Yetki Belgesi" vermek,
-    İmar planı ve altyapı projelerini tasdik etmek,
-    Kamulaştırma taleplerini inceleyerek "Kamu Yararı Kararı" nı vermek,
-    Kredi talebi uygun görülen OSB' leri kredilendirmek,
-    Gerekli gördüğü hallerde veya şikâyet üzerine OSB' lerin her türlü hesap ve işlemlerini denetlemek ve gerekli tedbirleri almak,

olarak özetlenebilmektedir.
 

 OSB tüzel kişiliğinin görev ve yetkileri ise; kendi bütçesi ve gelir kaynakları ile (kullanılan kredi de faizi ile birlikte geri ödenmektedir) imar planları ve altyapı projelerini yaparak inşasını tamamlamak, gerekli olan her türlü altyapı ve sosyal tesisleri yapmak ve işletmek,  "TEK DURAK OFİS" mantığı ile OSB' de faaliyet gösteren sanayicilerin her türlü izin, ruhsat ve bürokratik işlemlerini kaynağında sonuçlandırmak şeklinde özetlenebilir.

 

 OSB tüzel kişiliklerinin çok sayıdaki görevleri arasından önemli olan bazıları;

-    Arazi temini için gerektiğinde kamulaştırma yapmak,
-    Yapı ruhsatlarını vermek ve inşaatları denetlemek,
-    Yapı kullanma izin belgelerini vermek,
-    İşyeri açma ve işletme ruhsatlarını vermek,
-    Elektrik üretim tesisleri kurarak veya satın alarak elektrik dağıtımını yapmak,
-    Doğal gaz dağıtımını yapmak,
-    Su temin ederek dağıtımını yapmak,
-    Atık su şebekesini yönetmek ve ortak arıtma tesisini kurmak ve işletmek,
-    Katı atık yönetimi ve genel güvenlik hizmetlerini sağlamak,

şeklinde özetlenebilmektedir.

Türkiye' de ve OSB' lerde arsa tahsisi yapılan sanayiciler, arsa satış borçlarını ödemeleri ve sınaî tesisi tamamlayarak üretime geçmeleri halinde arsanın tapusunu alarak mülk sahibi olabildikleri gibi bu mülk mirasçılarına da intikal etmektedir. Ancak, mülkiyeti kime ait olursa olsun OSB sınırları içerisindeki parsellerde sınaî faaliyet gösterilmesi zorunluluğu vardır. Mülkiyet devrinden sonra bu durumun korunması için çeşitli düzenlemeler ve uygulamalar mevcuttur.

Kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanarak tüzel kişlik kazanmış olan 258 OSB’nin fiziki durumu;

-    24 OSB’nin yer seçimi aşamasında beklediği,
-    27 OSB’nin kamulaştırma çalıştırmalarını yürüttüğü
-    18 OSB’nin plan-proje çalışmalarını yaptığı,
-    46 OSB’nin altyapı inşaatını yaptığı
-    142 OSB’nin de işletme aşamasında olduğu
görülmektedir.
 

Ülkemizin Artvin ili hariç bütün illerinde OSB bulunmaktadır. Bunlarda 22 İlimizde bir adet OSB, 58 İlimizde ise birden fazla OSB bulunmaktadır.

İllerimizdeki OSB sayılarına baktığımızda 13 OSB ile BURSA, sınırları içerisinde en çok OSB bulunduran ilimizdir. Bunu, 12 OSB ile KOCAELİ, 13 OSB ile İZMİR, 13 OSB ile ANKARA, 9 OSB ile KONYA ve 8 OSB ile İSTANBUL illeri takip etmektedir.

Toplam 258 OSB, 67.200 yüz ölçümüne sahiptir. Bu alanı ülkemiz nüfusuna böldüğümüzde, kişi başına ortalama 9,53 m2 brüt OSB alanı düşmektedir.

Kişi başına düşen OSB alanını illerin nüfusuna göre değerlendirdiğimizde; kişi başına 61,54 m2/kişi OSB alanı ile BİLECİK İlimiz birinci sırada bulunmaktadır. Bunu, 49,90 m2/kişi ile ESKİŞEHİR, 30,26 m2/kişi ile UŞAK takip etmektedir.

Türkiye’de tüketilen elektrik enerjisinin %50’sini Sanayi, sanayide tüketilen elektrik enerjisinin %50’sinin pay sahibi OSB’lerdir. Bu oranlar doğalgaz enerjisinin tüketim payları oranıyla aynıdır.

Yaptığımız araştırmalar sonucunda OSB’lerin bünyesinde 1.000.000 kişilik istihdam yapılmaktadır.
 

 

 

 

 

 

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü ADANA
Tel : 0 322 394 54 54 Fax: 0 322 394 32 18
e-mail: bilgi@adanaorganize.org.tr
Web Tasarım Adana Grup